Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) tarafından düzenlenen “Türkiye İş Dünyasının Dönüşüm Gündemi: Rekabetçilik, Dayanıklılık ve COP31’e Doğru” başlıklı lansman toplantısında iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi.
Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu ve himayelerinde çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı; COP31 sürecinde kamu, özel sektör, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum arasında güçlü iş birliklerinin geliştirilmesini desteklemeye; sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda çevresel sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi ve sıfır atık yaklaşımının yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam ediyor.
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, SKD Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirilen “Türkiye İş Dünyasının Dönüşüm Gündemi: Rekabetçilik, Dayanıklılık ve COP31’e Doğru” başlıklı toplantıya ana konuşmacı olarak katıldı.
Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (WBCSD) tarafından hazırlanan Business Breakthrough Barometer 2026 araştırmasının Türkiye’ye özel “Deep Dive” sonuçlarının paylaşıldığı programda, Türkiye iş dünyasının iklim dönüşümü, sürdürülebilirlik, rekabetçilik ve dayanıklılık alanındaki mevcut görünümü ile COP31 sürecine yönelik hazırlıkları ele alındı.
“Sıfır Atık Forumu, Dünyanın En Büyük Sıfır Atık, Çevre ve İklim Odaklı Sivil Platformlarından Biri”
Toplantıda konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, geçen 5-7 Haziran’da gerçekleşen Sıfır Atık Forumu’nun ulaştığı uluslararası ölçeğe dikkat çekerek şunları söyledi:
“500’den fazla paydaşla birlikte hayata geçirdiğimiz Sıfır Atık Forumu, 183 ülkeden 5 binden fazla katılımcıyı bir araya getirdi. Bu yönüyle dünyanın en büyük sıfır atık, çevre ve iklim odaklı sivil platformlarından biri olma özelliğini taşıyor. Dünya Ekonomik Forumu, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler kuruluşları ve çok sayıda uluslararası organizasyon bu sürecin paydaşı oldu.”
“Dünya Ekonomik Forumu’nun Neredeyse Tüm Aktörleriyle Bir Araya Geldik”
Konuşmasında 6-7 Temmuz’da İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirdikleri temaslara değinen Ağırbaş, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ile yürüttükleri görüşmeler hakkında bilgi verdi:
“Dün gece Cenevre’den geldik. Bildiğiniz üzere Dünya Ekonomik Forumu’nun genel merkezi Cenevre’de bulunuyor. Yaklaşık yedi-sekiz saat süren toplantılar boyunca Dünya Ekonomik Forumu’nun neredeyse tüm direktörleriyle bir araya geldik. Enerjiyi, kalkınmayı, şehirleri ve sürdürülebilirliği konuştuk. Türkiye’de ve dünyada ortak hedefler doğrultusunda neleri birlikte başarabileceğimizi değerlendirdik.”
Ağırbaş, temel hedefin daha yaşanabilir bir Türkiye ve daha adil bir dünya inşa etmek olduğunu vurgulayarak, COP31’i Türkiye için tarihi bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti:
“Türkiye, COP31’e ev sahipliği yapacak. Biz COP31’i yalnızca bir iklim zirvesi olarak değil, Türkiye ve bölgemiz adına önemli bir dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. Kamu kurumlarımız bu sürece yönelik yoğun hazırlık yürütüyor. İklim ve çevre alanındaki düzenlemelerin güçlendirilmesi konusunda önemli adımlar atılıyor.”
“İş Dünyasını, Sivil Toplumu ve Akademiyi Sürece Güçlü Biçimde Entegre Etmek Zorundayız”
COP31’in yalnızca devletlerin değil tüm toplum kesimlerinin ortak platformu olması gerektiğini belirten Ağırbaş, “Dünyada 193 ülke var. Antalya’da bu ülkelerin devlet temsilcileri bir araya gelecek. Ancak yalnızca hükümetlerin buluşması yeterli değil. İş dünyasını, sivil toplumu ve akademiyi de bu sürece güçlü biçimde entegre etmek zorundayız” dedi.
Londra İklim Eylem Haftası kapsamında katıldığı toplantılardan da örnek veren Ağırbaş, iş dünyasının sürece katılımının belirleyici olduğuna dikkat çekti.
“Londra İklim Eylem Haftası’nda düzenlenen ve Kral Charles’ın davetiyle katıldığım yuvarlak masa toplantısında dünyanın farklı ülkelerinden iklim liderleriyle iki saat boyunca görüş alışverişinde bulunduk. Toplantının ortak sonucu çok netti: İş dünyasını iklim ve çevre süreçlerine güçlü şekilde dahil etmeden gerçek sonuçlar elde etmemiz mümkün değil.”
Türkiye’de kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasında daha güçlü bir iş birliği kültürünün geliştirilmesi gerektiğini belirten Ağırbaş, “Bu topraklardaki en büyük eksikliklerden biri ortak çalışma kültürüdür. Eğer gelecek nesillere daha bereketli topraklar bırakmak istiyorsak bugün birlikte üretmeyi, birlikte çalışmayı ve birlikte çözüm geliştirmeyi öğrenmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
“Çalışma Hayatının Niteliğinin Geliştirilmesi Sürdürülebilir Kalkınmanın Önemli Unsurlarından”
Çalışma hayatının niteliğinin geliştirilmesinin de sürdürülebilir kalkınmanın önemli unsurlarından biri olduğunu ifade eden Ağırbaş, “İşverenlerle yaptığımız görüşmelerde beyaz yakalı çalışanlarımızın çalışma şartlarının iyileştirilmesi konusunda da değerlendirmeler yapıyoruz. Çünkü sürdürülebilir kalkınma yalnızca çevre politikalarıyla değil, insan odaklı çalışma kültürüyle de mümkündür” dedi.
COP31 hazırlıkları kapsamında hayata geçirilen dijital katılım mekanizmasına da değinen Ağırbaş, şu bilgileri verdi:
“COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi’ni kurduk. Dünyanın herhangi bir yerindeki vatandaşlarımızın, iş dünyasının, akademinin ve sivil toplum kuruluşlarının iklime ilişkin fikirlerini, projelerini ve önerilerini bu platform üzerinden topluyoruz. Başvuru yapan kurumlarla birebir görüşmeler gerçekleştiriyor, projelerine çözüm ortağı olmaya çalışıyoruz. Amacımız el ele, omuz omuza çok daha güçlü bir COP31 inşa etmek.”
“Emine Erdoğan Hanımefendi’nin Liderliğindeki Hareket Küresel Dönüşüme Dönüştü”
Konuşmasının sonunda Sıfır Atık Hareketi’nin ulaştığı küresel başarıya dikkat çeken Ağırbaş, birlik ve ortak çalışma çağrısında bulundu:
“2017 yılında Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde başlayan Sıfır Atık Hareketi bugün kıtaları aşan küresel bir dönüşüme dönüştü. Dünyanın büyük bölümünde karşılık bulan bu hareketin oluşturduğu birikimi şimdi COP31’e taşıyoruz. Başarılı bir COP31 inşa etmek istiyorsak bu salondaki herkesle, tüm paydaşlarımızla kol kola yürümek zorundayız. Çünkü daha yaşanabilir bir dünya ancak birlikte çalışarak mümkün olacaktır.”
“Kamu Politikaları, Finansman Mekanizmaları ve Uluslararası Uyum Aynı Yönde İlerlemeli”
SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel ise Türkiye’nin dört alanı aynı anda yönetmesi gerektiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:
“Türkiye’nin bulguları güçlü bir yatırım iştahı olduğunu, bununla birlikte dönüşümü dört alanı aynı anda yöneterek hayata geçirmek zorunda olduğunu gösteriyor. Bir yanda yatırım ihtiyacı var. Şirketler dönüşüme kaynak ayırıyor ve bunu uzun vadeli büyüme kararlarının bir parçası olarak görüyor. Diğer yanda dayanıklılık var. İklim etkileri şirketler açısından maliyet, kaynak güvenliği ve operasyonel süreklilik meselesi haline gelmiş durumda. Bununla birlikte rekabetçilik de kritik bir konu. AB değer zincirleri, standartlar, pazar erişimi ve finansmana erişim; dönüşümün şirketlerin rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor. Ve son olarak iş birliği. Bu geçişin yalnızca şirketlerin kendi başına taşıyabileceği bir süreç olmadığı açık. Kamu politikaları, finansman mekanizmaları ve uluslararası uyum aynı yönde ilerlemeli. Dolayısıyla Türkiye’nin hikayesi, bu dört alanı aynı anda yöneterek dönüşümü uygulamaya, dönüştürmeye çalışan bir ekonomi hikayesi.”
COP31 Sürecinde İş Dünyasının Rolü Ele Alındı
Toplantıda, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapacak olmasının sunduğu fırsatlar, özel sektörün iklim eylemindeki rolü, sürdürülebilir üretim modelleri, yeşil dönüşüm yatırımları ve uluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesine yönelik başlıklar değerlendirildi.
Program kapsamında ayrıca WBCSD Business Breakthrough Barometer 2026 Türkiye Deep Dive araştırmasının sonuçları kamuoyu ile paylaşılırken, Türkiye iş dünyasının net sıfır hedefleri doğrultusunda attığı adımlar ile küresel eğilimler karşılaştırmalı olarak ele alındı.
Çerez Politikası
Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz. Sitemizi kullandığınız sürece Veri Politikamızı kabul etmektesiniz.