Sıfır Atık Vakfı, Kızılırmak Deltası’nda İncelemelerde Bulundu: “Doğal Güzellikleri Gelecek Nesillere Aktarmak Zorundayız”

03 Eyl 2026

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Samsun’daki Kızılırmak Deltası’nda incelemelerde bulundu. Deltanın zengin biyolojik çeşitliliğine dikkat çeken Ağırbaş, nehir ve sulak alanlara bırakılan atıkların denizlere kadar ulaştığını belirterek, “Bu doğal güzellikleri gelecek nesillere aktarmak zorundayız” dedi.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde sürdürülen Sıfır Atık vizyonu doğrultusunda çalışmalarını Türkiye’nin dört bir yanında sürdüren Sıfır Atık Vakfı, Samsun’un eşsiz doğal miraslarından Kızılırmak Deltası’nda incelemelerde bulundu.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, delta alanını ziyaret ederek yetkililerden bölgenin doğal yapısı, biyolojik çeşitliliği ve yürütülen koruma çalışmaları hakkında bilgi aldı. Ağırbaş ayrıca Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaban Hayatı Araştırmaları Enstitüsü Araştırma İstasyonu’nu ziyaret ederek, kuş takibi amacıyla yakalanan kuşların halkalanması ve kayıt altına alınarak yeniden doğaya salınması sürecine eşlik etti.

Kızılırmak Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada yer alan Kızılırmak Deltası; göller, sazlıklar, bataklıklar, ıslak çayırlar, subasar ormanlar ve kıyı kumulları gibi farklı yaşam alanlarını bir arada barındırıyor. Türkiye’nin Karadeniz kıyısında doğal özelliklerini büyük ölçüde koruyabilmiş en önemli sulak alanlardan biri olan delta, Ramsar Alanı, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ve farklı koruma statüleriyle öne çıkıyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde de yer alan Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti, kuş çeşitliliği bakımından Türkiye’nin en önemli doğal alanları arasında bulunuyor. 

“Bu Doğal Güzellikleri Gelecek Nesillere Aktarmak Zorundayız”

İncelemelerinin ardından değerlendirmelerde bulunan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türkiye’nin dört bir yanında doğal alanları ziyaret ederek incelemelerde bulunduklarını ve bu alanların korunmasına yönelik projeler geliştirdiklerini belirtti. Ağırbaş, Kızılırmak Deltası çalışmaları nedeniyle eski Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Yusuf Ziya Yılmaz teşekkürlerini ileterek, bu tip girişimlerin her yerde anlatılması gerektiğini ifade etti. 

Ağırbaş, “Bugün ülkemizin en önemli doğal alanlarından biri olan Kızılırmak Deltası’ndayız. Burada 360’tan fazla kuş türü bulunuyor. Bir yanda kuşlar, diğer tarafta memeli hayvanlar, balıklar ve göller… Ülkemizin dört bir yanını geziyor, birbirinden güzel doğal güzelliklerle tanışıyoruz.” dedi.

Tek hedeflerinin Türkiye’nin sahip olduğu doğal zenginlikleri gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurgulayan Ağırbaş, “Ülkemizdeki bu doğal güzellikleri gelecek nesillere aktarmak zorundayız. Kızılırmak Nehri’nin oluşturduğu bu delta, dünyanın önemli doğal alanlarından bir tanesi. Aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde bulunuyor.” ifadelerini kullandı.

Resmî kayıtlara göre yaklaşık 56 bin hektarlık geniş bir alanı kapsayan Kızılırmak Deltası’nda 365 kuş türü kaydedilmiş bulunuyor. Delta, Türkiye’de kaydedilen kuş türlerinin önemli bir bölümüne ev sahipliği yaparken, yaklaşık 170 kuş türünün de burada ürediği belirtiliyor. 

“Nehirlerimize Atılan Çöpler Denizlerimize Kadar Ulaşıyor”

Su kaynaklarına bırakılan atıkların oluşturduğu tehdide dikkat çeken Ağırbaş, şunları söyledi:

“Ne yazık ki nehirlere atılan çöpler, plastikler, nehirlerimizle beraber deltamıza, deltamızdan da denizlerimize karışıyor. Türkiye’nin doğal alanlarını, nehirlerini, göllerini ve denizlerini hep birlikte korumak zorundayız. Bunu neden yapmak zorundayız biliyor musunuz? Bu toprakları, bu doğal güzellikleri bizden sonra gelen nesillere de bırakmak istiyorsak bunu hep birlikte başarmak zorundayız.”

“Doğal Alanlarımızı Kaybetme Riskiyle Karşı Karşıyayız”

Kentleşme baskısı, gelişen teknolojiler ve sanayileşme gibi unsurların doğal alanlar üzerindeki baskıyı artırdığına işaret eden Ağırbaş, Kızılırmak Deltası’nın biyolojik çeşitliliğinin korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.

Ağırbaş, “Ne yazık ki kentleşme baskısı, gelişen teknolojiler, sanayileşme gibi farklı unsurlarla beraber doğal alanlarımızı kaybetme riskiyle karşı karşıyayız. Kızılırmak Deltası, Türkiye’deki kuş türlerinin çok önemli bir bölümüne ev sahipliği yapıyor. Burada çok farklı anlara şahitlik ettik, çok farklı türleri gözlemledik. Fotoğraflar çektik, videolar çektik ve uzman arkadaşlarımızdan bilgiler aldık.” diye konuştu.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, kamu kurumları, yerel yönetimler ve ilgili kurumların doğal alanların gelecek nesillere aktarılması için yoğun çaba gösterdiğini belirten Ağırbaş, vatandaşların da koruma süreçlerine güçlü şekilde katılması gerektiğini vurguladı.

“Bu Cennet Vatanı Daha Güçlü ve Daha Yaşanabilir Hale Getirebiliriz”

Doğanın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunun altını çizen Ağırbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Eğer inanırsak ve eğer hep birlikte elimizi taşın altına koyarsak, bu cennet vatanı daha güçlü ve daha yaşanabilir hâle getirebiliriz. Buradaki doğal güzellikleri, doğal alanları bizden sonra gelecek nesillere daha iyi bir şekilde aktarabiliriz. Bu ülke hepimizin, bu dünya hepimizin. 86 milyonun ortak geleceği için kurulan ve 86 milyon vatandaşımızla beraber dünyanın farklı bölgelerinde daha yaşanabilir, daha adil bir dünya için çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı olarak, Samsun’un Kızılırmak Deltası’ndan selamlarımı sizlere iletmek istiyorum. Sıfır Atık Vakfı’nı takip etmeye devam edin. Sıfır Atık Vakfı, Türkiye’nin 81 ilinde ve 120’den fazla sulak alanla ilgili çalışmalarını aralıksız olarak sürdürecek. Su hayattır. Su hepimizindir.”

Ağırbaş, Kızılırmak Deltası’nda yürütülen koruma çalışmalarının önemine dikkat çekerek, Türkiye’nin sahip olduğu sulak alanların, nehirlerin, göllerin ve denizlerin korunmasının gelecek nesillere karşı ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.