Samed Ağırbaş: “Çöplerini Nehirlerimize Dökenlere Karşı Geri Adım Atmayacağız”

07 Ağu 2026

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın teşrifleriyle, Sıfır Atık Vakfı ev sahipliğinde gerçekleştirilen basın buluşmasında, sanayide yeşil dönüşüm, plastik atıklarla mücadele ve COP31 süreci gündemin öne çıkan başlıkları oldu. Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Türkiye’nin plastik atık yönetiminde güçlü bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu vurgulayarak, “Çöplerini nehirlerimize dökenlere karşı geri adım atmayacağız” dedi.

7 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen buluşmada, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; sıfır atık yaklaşımı, plastik atıkların yönetimi, döngüsel ekonomi, sanayide yeşil dönüşüm, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefi ve COP31 kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

“Plastik Atıklarında Ciddi Bir Çalışma İçindeyiz”

Sıfır Atık Hareketi’nin Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde başladığını hatırlatan Samed Ağırbaş, hareketin bugün Türkiye’nin 81 ilinde ve dünyada 193 ülkede karşılık bulan toplumsal bir harekete dönüştüğünü belirtti.

Sıfır atık yaklaşımının multidisipliner niteliğine dikkat çeken Ağırbaş, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un liderliğinde tüm bakanlıkların sürecin içerisinde olduğu bütüncül bir anlayışla çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti.

“Plastik Atıklarında Ciddi Bir Çalışma İçindeyiz”

Plastik atıkların Türkiye açısından önemli bir çevre gündemi olduğuna dikkat çeken Ağırbaş, “Plastik atıklarında ciddi bir çalışma içindeyiz. En kapsamlı plastik atık raporunu milletimizin takdirine sunduk. Biz Türkiye olarak dünya ortalamasının yüzde 44 üzerinde plastik atık üretiyoruz. Nüfusumuza oranla okyanusları ve nehirleri dört kat fazla kirletiyoruz. Okyanuslara sadece bizim zararımız yüzde 1,5. Çok fazla bir oran.” ifadelerini kullandı.

“Çöpünü Denizlerimize Döküyorsa Bunun Cezası Olmak Zorunda”

Türkiye’nin çevre mevzuatı ve denetim mekanizmalarının bu noktada etkin şekilde işletilmesi gerektiğini belirten Ağırbaş, “Çöpü denizlerimize, nehirlerimize döküyorsa bunun cezası olmak zorunda. Biz burada kimin ihmali varsa, herhangi bir sorun varsa tespit edip çözüm yolları arayacağız. Suç duyurusunda bulunulması gerekiyorsa bunu yapacağız. Geri adım atmayacağız.” dedi.

“Biyobozunur Plastik Üretimini Teşvik Etmek İstiyoruz”

Plastik sektörünün dönüşüm sürecinin dışında bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Ağırbaş, Türkiye’de biyobozunur plastik üretiminin teşvik edilmesini hedeflediklerini belirtti.

Plastik sektöründe yaklaşık 360 bin kişinin çalıştığını ifade eden Ağırbaş, sektörün dönüşüm hikâyesinin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Ağırbaş, “Bu insanlara biz dönüşüm hikâyesi oluşturup alanlarını geliştirip yeni malzemeleri plastik üreticileri üretsin, teşviklerle bunu destekleyip sonuç alalım istiyoruz.” dedi.

Plastik kirliliğinin yalnızca çevresel değil, gelecek nesilleri ilgilendiren bir mesele olduğuna dikkat çeken Ağırbaş, “Doğaya atılan çöpler suyumuzu, havamızı kirletecek. Doğmamış çocukların kanında mikroplastik var. Bizim gazetelerde, her yerde plastik tehlikesini milletimize anlatmamız lazım.” ifadelerini kullandı.

Plastik Atık Çalıştayı 31 Ağustos–1 Eylül’de

Sıfır Atık Vakfı olarak plastik atıklarla mücadelede güçlü bir inisiyatif aldıklarını belirten Ağırbaş, 31 Ağustos–1 Eylül tarihlerinde kapsamlı bir Plastik Atık Çalıştayı düzenleneceğini açıkladı.

Ağırbaş, 14 bakanlık ve üniversitelerin katılımıyla gerçekleştirilecek çalıştayda somut kararlar alınmasını hedeflediklerini belirterek, “Ne plastikçiler ne vatandaşımız mağdur olsun. Milletimizin vicdanını rahatlatacak kararlar alacağımızdan emin olabilirsiniz.” dedi.

“İnsana Hizmet Etmeyen Bir Kalkınmanın Savunucusu Olamayız”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da plastik üretimi ve kullanımının hassas bir konu olduğunu belirterek, ekonomik kalkınma ile çevresel sorumluluğun birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

“İnsana hizmet etmeyen bir kalkınmanın savunucusu olamayız” diyen Kacır, teknolojiden ve üretimden söz ederken nihai hedefin insana katma değer oluşturmak olduğunu ifade etti.

Plastik kullanımının azaltılması ve biyobozunur malzemelerin yaygınlaştırılmasının önemine işaret eden Kacır, regülasyonların yanı sıra uygulanabilir ve etkin bir denetim mekanizmasının oluşturulması gerektiğini söyledi.

Kacır, atık dönüşümünün Türkiye ekonomisi açısından da önemli bir fırsat olduğunu belirterek, Türkiye’nin toplam petrokimya ürünü ithalatının 15–20 milyar dolar düzeyinde bulunduğunu, atıkların geri kazanılmasının ekonomiye önemli katkı sağlayacağını ifade etti.

Bu süreçte izlenebilirliğin artırılması, kuralların etkin şekilde uygulanması ve denetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kacır, Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenecek Plastik Atık Çalıştayı’nın önemli katkılar sunmasını beklediğini söyledi.

“Sanayinin Yeşil Dönüşümü Güçlü Bir Sorumlulukla Yürütülüyor”

Bakan Kacır, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı arasında güçlü bir iş birliği bulunduğunu belirterek, bakanlık olarak sanayinin yeşil dönüşümü perspektifinde sıfır atık, döngüsel ekonomi ve yeşil üretim yaklaşımına ilişkin çalışmaları önceliklendirdiklerini ifade etti.

Türkiye’nin Avrupa değer zincirlerinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Kacır, ihracatın yüzde 43’ünün Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildiğini belirtti. Avrupa’nın dış ticaret politikalarının yakından takip edilmesinin Türkiye’nin ihracatını ve rekabet gücünü koruması açısından kritik olduğunu söyledi.

Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın Türk sanayisi açısından önemli bir dönüşüm sürecini beraberinde getirdiğini belirten Kacır, özellikle demir-çelik, çimento ve plastik gibi yoğun emisyon gerçekleştiren sektörlerde dönüşümün hızlanacağını ifade etti.

“2053 Net Sıfır Hedeflerini Hayata Geçirme Çabasındayız”

Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefleri doğrultusunda öncelikli sektörlerin yol haritalarının hazırlandığını belirten Kacır; çelik, alüminyum, çimento ve gübre sektörlerinin dönüşüm planlarının oluşturulduğunu söyledi.

Sadece bu dört sektör için 2053’e kadar 70 milyar dolara kadar yatırım ihtiyacının bulunduğuna dikkat çeken Kacır, bu dönüşümün finansmanında uluslararası iş birliklerinin önem taşıdığını vurguladı.

COP31’in Türkiye’nin iklim dönüşümü açısından önemli bir imkan olduğunu belirten Kacır, Türkiye’nin iklim dönüşümüne ilişkin finansman kaynaklarını çeşitlendirecek uluslararası iş birliklerine imza atılmasının temel önceliklerden biri olduğunu kaydetti.

Yeşil Sanayi Yatırımları ve Sıfır Atık Projeleri

Türkiye Yeşil Sanayi Projesi kapsamında toplam 450 milyon dolarlık bütçeyle çalışmalar yürütüldüğünü belirten Kacır, KOSGEB aracılığıyla 250 milyon dolarlık bütçeyle sanayi KOBİ’lerinin güneş enerjisi yatırımlarının desteklendiğini ifade etti.

TÜBİTAK aracılığıyla 175 milyon dolarlık bütçeyle yeşil Ar-Ge projelerinin desteklendiğini belirten Kacır, 291 projede 2,8 milyar liralık yeşil dönüşüm yatırımının hayata geçirilmesinin sağlandığını söyledi.

Sanayi bölgelerinde yeşil dönüşümün de öncelikli alanlardan biri olduğunu belirten Kacır, 31 OSB’ye Yeşil OSB Sertifikası verildiğini, atık suyun geri kazanılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması amacıyla çeşitli projelerin sürdürüldüğünü kaydetti.

Türkiye genelinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanındaki yatırımların da hız kazandığını ifade eden Kacır, 81 ilde ilan edilen 324 yatırım başlığının önemli bir bölümünün döngüsel ekonomi ve sıfır atık projelerinden oluştuğunu belirtti.

İlk çağrıda bu alanlarda 33 projenin desteklendiğini ve 12,7 milyar lira tutarında yatırımın hayata geçirilmesinin mümkün hale geldiğini söyleyen Kacır; Ankara, Aydın, Balıkesir, Bursa, Düzce, Edirne, Giresun, Hatay ve Sakarya’da farklı atıkların ekonomiye kazandırılmasına yönelik tesislerin hayata geçirileceğini ifade etti.

Kacır, 2026 yılında sıfır atık alanında daha güçlü bir ivme yakalandığını belirterek, sıfır atık yatırımlarının toplam büyüklüğünün 15 milyar liraya ulaştığını ve tüm yeşil dönüşüm projelerine 32 milyar lira destek sunulduğunu açıkladı.

COP31’de Yeşil Sanayi İçin Uluslararası İş Birliği

COP31 kapsamında en az gelişmiş ülkelere yönelik Yeşil Sanayi Kolaylaştırma Mekanizması kurulmasının hedeflendiğini belirten Kacır, Türkiye’nin bu çalışmaya öncülük edeceğini söyledi.

Kacır, Türkiye’nin temel yaklaşımının Türk sanayisinin yeşil dönüşümü güçlü biçimde gerçekleştirmesi ve bu süreçten rekabet gücünü artırarak çıkması olduğunu vurguladı.

Toplantıda ayrıca yeşil finansman, yerel kalkınma, yeşil teknoloji girişimleri, yenilenebilir enerji, kutup araştırmaları, yıkıntı atıklarının geri kazanımı ve sanayinin yeşil dönüşüme adaptasyonu gibi başlıklar da ele alındı.

Sıfır Atık Vakfı ev sahipliğinde gerçekleştirilen buluşmada, Türkiye’nin sıfır atık yaklaşımının çevresel kazanımların yanı sıra sanayinin dönüşümü, kaynak verimliliği, döngüsel ekonomi, teknoloji geliştirme, rekabet gücü ve yerel kalkınma açısından da stratejik bir alan olduğu vurgulandı.