Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde Sıfır Atık Vakfı tarafından düzenlenen Sıfır Atık Forumu, İstanbul’da geniş uluslararası katılımla başladı. Dünyanın dört bir yanından devlet temsilcilerini, uluslararası kuruluşları, iş dünyasını, akademisyenleri ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren Forum’un açılışında konuşan Emine Erdoğan Hanımefendi, Sıfır Atık Forumu’nu insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak gördüklerini belirterek, "Bu güçlü uluslararası katılımın Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.' mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum" dedi.
İstanbul Sıfır Atık Haftası kapsamında, 183 ülkeden katılımcının yer aldığı Sıfır Atık Forumu’nun açılış programında konuşan Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, İstanbul'un insanlığın ortak hafızasını taşıyan, medeniyetlerin buluştuğu, dünyanın en uzun ömürlü başkenti olduğunu belirterek, bugün forumda 183 ülkeden temsilci, 500'ü aşkın kurum ve kuruluş ve 5 binden fazla katılımcıyı ağırladıklarını söyledi.
“İstanbul Bir Kez Daha Kültürleri Bir Araya Getirdi”
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, İstanbul'un bir kez daha kültürleri bir araya getirdiğini belirterek, "Tam da bu nedenle bu forumu, insanlık ailesinin ortak bir ideal etrafında kenetlendiği tarihi bir buluşma olarak görüyoruz. Bu güçlü uluslararası katılımın, Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Dünya beşten büyüktür çünkü insanlık beşten büyüktür.' mesajının somut bir tezahürü olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
Foruma katılan herkese şükranlarını sunduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
"Temennim odur ki buradan yükselecek sinerji, ortak geleceğimiz için yepyeni başlangıçların vesilesi olsun. Bu anlamlı buluşma dolayısıyla Sıfır Atık Vakfımıza forumun düzenlenmesinde ortaya koydukları büyük emek için teşekkür ediyorum. Dünyanın en kapsamlı uluslararası çevre buluşmalarından birine ev sahipliği yapıyorlar. Vakfımızın her bir mensubunu kutluyor, kendilerini yürekten alkışlıyorum. Destek veren Bakanlıklarımıza ve İstanbul Valiliğimize ayrıca şükranlarımı sunuyorum."
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, Pasifik Okyanusu'nun kuzeyinde, tonlarca çöp ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğünde çöpten bir kıta olduğunu, burasının o engin maviliğin ortasında, kaynaklarını hoyratça kullanan insanlığın dramının ve geçtiği dar boğazın bir anıtı olarak durduğunu kaydetti.
Türkiye'nin neredeyse iki katı büyüklüğünde bir yüzölçümüne sahip bu atık birikiminin iklim krizinin perde arkasındaki israf ve tüketim krizini anlattığına dikkati çeken Erdoğan, "Her gün 2 bin çöp kamyonuna eş değer plastik atığın okyanuslara karışması yalnızca atık yönetimiyle ilgili bir mesele değildir. Tıpkı, mikroplastiklerin Antarktika'dan Everest'in zirvesine kadar, dünyamızın en ücra köşelerine dahi ulaşmasının alelade bir çevre kirliliği olmadığı gibi" değerlendirmesini yaptı.
“Çöp Depolama Alanları Birkaç Nesli Giydirmeye Yetecek Giysilerle Dolu”
Erdoğan, tüm bunların göz ardı edilen bir hakikati anlattığını, insanlık tarihinde hiç olmadığı kadar çok üretildiğini, hiç olmadığı kadar büyük bir refah biriktirdiğini dile getirdi.
"Bugün çöp depolama alanlarına bakarsanız birkaç nesli giydirmeye yetecek giysilerle, planlı eskitmeye kurban edilmiş eşyalarla, yalnızca şeklini beğenmediğimiz için ayıkladığımız yiyeceklerle dolu olduğunu görürsünüz" diyen Erdoğan, fakat aynı dünyada milyonlarca insanın temel ihtiyacını dahi karşılayamadığını söyledi.
Başka hiçbir veriye bakmadan, yalnızca üretilen atık miktarına bakılsa bile elde edilen bu refahın yanı başında büyüyen büyük bir adaletsizlik olduğunu açıkça görüldüğünü aktaran Erdoğan, "Yani, kullan-at, at-unut, düşünme-tüket anlayışı, doğal kaynaklarla birlikte insanlığın özdeğerlerini de tüketiyor. Sanayileşmeyle gelişen tüketim kültürü bir yandan plastiklerden sahte bir konfor alanı inşa ederken diğer yandan insanlığın sağduyusunu ve vicdanını da ziyadesiyle zedeliyor. İşte insanlık, geleceğe ağır bir ekolojik yükle birlikte kırılmış bir adalet terazisi miras bırakıyor. Başkasını yaşatma ahlakıyla elimizdekileri paylaşarak kolektif mutluluğu artırmak yerine, elimizdekileri atığa dönüştürüyoruz" değerlendirmelerinde bulundu.
“Sıfır Atık, İnsanlığın Öze Dönüş Yolculuğunun Bileti”
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, sıfır atığı insanlığın öze dönüş yolculuğunun bileti olarak gördüklerinin altını çizerek, bunun yaygınlaşmasıyla doğa kadar insanlık değerlerinin de iyileşeceğine inandıklarına işaret etti.
2017'de 'Dünya Ortak Evimizdir' diyerek başlayan Sıfır Atık Hareketi'nin fikri temellerini, bu anlayışın oluşturduğunu belirten Erdoğan, 2023'te kurdukları Sıfır Atık Vakfı'nın küresel ölçekte yürüttüğü girişimleriyle sıfır atık vizyonunu uluslararası alanda yeni bir seviyeye taşıdığını, sıfır atığın iklim eylemi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir şehirler, kaynak verimliliği, gıda sistemleri ve toplumsal dayanıklılık başlıklarıyla bütünleşmesine önemli katkılar sağladığını dile getirdi.
"Zirve Öncesinde Sıfır Atığı Bir İklim Eylemi Olarak Teklif Ediyoruz"
Emine Erdoğan Hanımefendi, şu ifadeleri kullandı:
"Bu yılki forumumuzun Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 İklim Zirvesi'yle aynı döneme denk gelmesi, sıfır atığın iklim değişikliği mücadelesindeki stratejik değerini anlatmak açısından önemli bir fırsattır. Çünkü iklim değişikliğiyle mücadelenin birçok yolu olsa da sıfır atık tüm bu yolları birleştiren bir köprüdür. Hatta iklim mücadelesinin en dönüştürücü gücüdür. Dolayısıyla biz bu yılki forumumuzu, Türkiye'nin ev sahipliğini yapacağı COP31 İklim Zirvesi yolunda önemli bir kilometre taşı olarak görüyoruz. Zirve öncesinde sıfır atığı bir iklim eylemi olarak teklif ediyoruz. İnanıyorum ki forum kapsamında konuşulacak her diyalog sıfır atığın bu merkezi rolünün anlaşılmasında önemli katkılar sunacaktır. Dünyada her yıl, 5,8 trilyon tabak yemek ona ihtiyacı olan insanlara ulaşamadan olduğu gibi çöpe gidiyor. 2 milyar tonun üzerinde gıda tarlada, sofrada, restoranda, markette israf ediliyor. Sırf israf edilecek gıdanın üretilmesi için tarım arazilerinin neredeyse üçte birini kullanıyoruz. Bu ölçekteki bir israf ekosistemlerin bozulmasını da beraberinde getiriyor. Üstüne üstlük, iklim değişikliğinde çok yüksek bir payı olan metan emisyonlarının yaklaşık yüzde 14'ü gıda israfından kaynaklanıyor. İşin insani faturasına baktığımızda ise bir o kadar ağır ve hazin bir tablo görüyoruz. Bizler 673 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği, 2 milyardan fazla insanın yeterli beslenemediği bir dünyada yaşıyoruz."
“Bomboş Tabaklar ve Sönen Umutlar Çok Ağır Bir Vicdan Yükü”
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, 5 yaşını göremeden hayattan kopan çocukların yarısının açlıktan öldüğünü, bugün bu salonda konuşurken bile dünyanın bir köşesinde bir çocuğun açlığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.
Bir anne ya da babanın çocuğunu besleyememenin kederiyle kavrulduğundan bahseden Erdoğan, "İşin en acı yanıysa, çöpe attığımız gıdanın yalnızca dörtte birini kurtararak, küresel açlığı bitirebileceğimizi bildiğimiz halde bu vahim çelişkiyi ortadan kaldıramamamızdır. Bir yanda çöp kutuları dolup taşarken ve el değmemiş gıdalar çöp kamyonlarına yüklenirken diğer yanda bomboş kalan tabaklar ve sönen umutlar hepimiz için çok ağır bir vicdan yüküdür" diye konuştu.
“Gıda İsrafının Yüzde 60’ı Evlerde Gerçekleşiyor”
Ziyan edilen her bir lokmada, yarını görüp göremeyeceği o lokmaya bağlı nice insanın hakkı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, gıda israfının yüzde 60'ının evlerde gerçekleştiğini vurguladı.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, Türkiye'nin gıda israfı konusunda örnek çalışmalar yürüttüğünün altını çizerek, "2008 yılında başlattığımız 'Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası'yla israfı yüzde 40 oranında azalttık. 2015 yılında G-20 Dönem Başkanlığımız sırasında, 'Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Kapsamında Gıda Kayıpları ve İsrafının Azaltılması' temasını uluslararası gündeme taşıdık. Bu çabaların bir sonucu olarak, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü Sekreterliğinde, Roma’da Gıda Kaybı ve İsrafının Ölçülmesi ve Azaltılması Teknik Platformu kuruldu. 2020 yılında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz 'Gıdanı Koru Sofrana Sahip Çık' kampanyası vesilesiyle milyonlarca vatandaşımıza ulaştık. Bu girişimimiz Birleşmiş Milletler nezdinde en iyi uygulama örneği olarak gösterildi" bilgisini verdi.
Bu yıl "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" için gıda israfı temasını seçerek, Birleşmiş Milletler çatısı altında konuyu bir kez daha küresel gündeme taşıdıklarına işaret eden Erdoğan, tüm bu adımlarla, "Sıfır Açlık Hedefi"ne, küresel gıda sisteminin daha adil ve sürdürülebilir olmasına önemli katkılar sunduklarını ancak bu meselenin daha büyük bir küresel işbirliği gerektirdiğini anlattı.
“Yükü En Ağır Olanların Ön Safta Yer Almadığı Dayanışma Eksik Kalır”
Erdoğan, bu mücadelede yol alabilmenin dünyanın bugün geldiği noktada, sanayisiyle ve tüketim oranlarıyla en büyük paya sahip ülkelerin de sorumluluğu üstlenmesine bağlı olduğunu belirterek, "Yükü en ağır olanların ön safta yer almadığı bir dayanışma eksik kalır. Zira kimsenin geride kalmadığı, kaynakların israf edilmediği bir dünya ancak böyle kurulabilir" dedi.
İklim değişikliğiyle mücadelede ıskalanan en önemli hususun tek merkezli bilgi sistemlerinin yerel bilgeliği parantez içinde tutarak saf dışı etmesi olduğunu dile getiren Erdoğan, "Ne yazık ki yerel kültürlerin özünü oluşturan döngüsel yaşam pratikleri, modern dünyada birer yitik hazine haline geldi. Oysa 'İnsanlık beşten büyüktür.' dedik. O halde her yerel kültürü, iklim değişikliğine gerçek çözümler sunacak, doğayla dost bir yaşamın el kitabı olarak görmeliyiz" diye konuştu.
“Sıfır Atık Felsefesini Benimseyenler İklim Değişikliğiyle Mücadelenin Aktif Bir Aktörü”
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, sıfır atık yolculuğu boyunca insanların doğayla uyumlu bir yaşam kurmaya ne kadar istekli olduklarına defalarca şahit olduğunu anlatarak, sıfır atık felsefesini benimseyen herkesin iklim değişikliğiyle mücadelenin aktif bir aktörü haline geldiğini belirtti.
Sıfır atık gönüllülerinin daha adil bir dünyayı mümkün kılacak dönüşümün lokomotif gücü olduğuna yürekten inandıklarını kaydeden Erdoğan, "İşte bu noktada, sizlerin liderliğine ihtiyaç duyuyoruz. Çünkü sıfır atığı teoriden hayata, söylemden uygulamaya taşıyacak ve böylelikle herkes için adil bir dünya inşa edecek olan, önce devletler marifetiyle kurumlar, sonra da sivil toplum kuruluşlarıdır" ifadelerini kullandı.
Adil bir dünyanın başlangıç meridyeninin "benden bize" uzanan bu medeniyet tasavvurundan geçtiğini aktaran Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, programda emeği geçenlere teşekkür etti.
“Bir Ülkenin Tek Başına Çözebileceği Sorunlar Değil”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş ise, iklim değişikliği, kaynak kayıpları, gıda israfı, su stresi ve çevresel bozulmanın, herhangi bir ülkenin tek başına çözebileceği sorunlar olmadığını söyleyerek, “İçinde yaşadığımız çağ, insanlık tarihinin en büyük üretim kapasitesine sahip olduğu kadar, en büyük tüketim baskılarını da beraberinde getiren bir dönemdir” dedi.
Sadece bir forumun açılışının gerçekleştirilmediğini, aynı zamanda, insanlığın geleceğini doğrudan ilgilendiren ortak bir sorumluluk, ortak bir vicdan ve ortak bir çözüm arayışının temsil edildiğini vurgulayan Ağırbaş, “Bir tarafta milyonlarca ton gıda çöpe giderken, diğer tarafta milyonlarca insan açlıkla mücadele ediyor. Bir tarafta kullanılabilir ürünler atığa dönüşürken, diğer tarafta temel ihtiyaçlara erişemeyen toplumlar yaşam mücadelesi veriyor. Bir tarafta aşırı tüketim. Diğer tarafta yoksunluk. İşte bu tablo bize göstermektedir ki; çevre sorunları artık yalnızca çevre sorunu değildir. Bugün kaynak yönetimi, aynı zamanda bir kalkınma meselesidir. Bir ekonomik sürdürülebilirlik meselesidir. Bir toplumsal adalet meselesidir. Ve her şeyden önce; bir vicdan meselesidir” diye konuştu.
“İstanbul’dan Yükselecek Bu Ortak Ses, Daha Yaşanabilir Bir Dünyanın İnşasına Katkı Sunacak”
Ağırbaş, değişimin yalnızca sorunları görenlerle değil gördüğü sorunları dert edinen, çözüm üretmek için harekete geçen ve insanlığın ortak geleceği adına sorumluluk üstlenenler mümkün olacağını anlatarak, "İnanıyorum ki İstanbul’dan yükselecek bu ortak ses, daha adil, daha temiz, daha yaşanabilir ve daha sürdürülebilir bir dünyanın inşasına, güçlü bir katkı sunacaktır" ifadesini kullandı.
Sıfır atığın; üretime bakışımızı, tüketime yaklaşımımızı, kaynakları kullanma biçimimizi ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu yeniden düşünmeye davet eden, bütüncül bir yaşam anlayışı olduğunu ifade eden Ağırbaş, şöyle devam etti:
“Sıfır atık; insanların yaşam biçimlerini, toplumsal ilişkilerini ve tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendiren; toplum, sağlık, ekonomi, çevre ve doğal kaynak yönetimi üzerinde doğrudan etkiler oluşturan; iklim değişikliğiyle mücadeleyi destekleyen; geleceğin şehirlerini, yaşam çevrelerini ve yaşam kalitesini belirleyen, stratejik bir kalkınma ve dönüşüm modelidir. Bu nedenle sıfır atık yalnızca çevre politikalarının değil; ekonomik kalkınmanın, toplumsal refahın, sürdürülebilir şehirleşmenin ve gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzun da önemli bir parçasıdır.”
“Sıfır Atık, Emine Erdoğan Öncülüğünde Küresel Bir Harekete Dönüştü”
Türkiye’de Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin kısa süre içerisinde ulusal bir çevre projesinin ötesine geçerek; dünyanın farklı bölgelerinde karşılık bulan, küresel bir harekete dönüştüğünü ifade eden Ağırbaş, “Bugün Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören, uluslararası platformlarda desteklenen ve birçok ülkeye ilham veren bu hareket; çevre diplomasisi alanında önemli bir iş birliği zemini oluşturmuştur. Sıfır Atık Vakfı olarak bizler de, bu vizyonun daha geniş kitlelere ulaşması, yeni ortaklıkların kurulması ve kalıcı çözümlerin geliştirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bugün İstanbul’da bir araya gelen bu büyük topluluk, yalnızca farklı ülkelerin temsilcilerinden oluşmuyor. Aynı zamanda, farklı milletlerden, farklı inançlardan ve farklı kültürlerden gelen insanların, ortak evimiz olan dünyaya karşı duydukları sorumluluğun bir araya gelmiş halini temsil ediyor. Çünkü çevre sorunları sınır tanımadığı gibi, çözümleri de yalnızca belirli ülkelere ait değildir. Geleceğimiz ortaktır. Sorumluluğumuz ortaktır” ifadelerini kullandı.
“Sıfır Atık Forumu’nun Kalıcı Bir Platform Haline Getirilmesi Hedefleniyor”
Sıfır Atık Forumu’nun kalıcı bir platform haline getirilmesi hedefini ortaya koyan Ağırbaş, şunları söyledi:
"Önümüzdeki dönemin önceliklerini ortaya koyan Sıfır Atık Vizyon Belgesi’ni kamuoyuyla paylaşacağız. Önümüzdeki dönemde ilgili bakanlıklarımızla birlikte; gıda israfının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması, döngüsel üretim modellerinin yaygınlaştırılması, aile temelli davranış dönüşümünün güçlendirilmesi ve gençlerin çevre bilincinin artırılması gibi alanlarda, yeni ulusal kampanyaları hayata geçireceğiz. Ülkemizin 81 ilinde gerçekleştirdiğimiz çalıştaylarla; kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üniversiteleri, özel sektörü ve sivil toplumu aynı masa etrafında buluşturuyoruz.
Aynı zamanda, Afrika’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Avrupa’ya kadar birçok bölgede ortak çalışmalar yürütüyor; uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye devam ediyoruz. İnanıyoruz ki burada ortaya çıkacak fikirler ve kurulacak iş birlikleri, yalnızca bugüne değil, geleceğin küresel çevre ve iklim politikalarına da katkı sağlayacaktır.”
Birleşmiş Milletler Habitat Genel Sekreter Yardımcısı ve İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach ise, Forum organizasyonu nedeniyle Sıfır Atık Vakfı’na teşekkür ederek, buradan dünyaya güçlü bir mesaj verileceğini söyledi.
Sıfır atığın insan yaşamının merkezinde olması gerektiğini vurguluyan Rossbach, şunları kaydetti:
“Sıfır atık, insanlar ve ekonomik kalkınma için uygulanabilir faydalar sağlayan planlama eyleminin en doğrudan ifadesidir. Atık yönetiminin gündemimizde merkezi bir yer tutmaya devam etmesini sağlamak için ortaklarımızla çalışmaya devam edeceğiz.
Uygulama ve politika konusunda iddialı olursak, sıfır atık zamanımızın iklim direncini artıran en güçlü itici güçlerden biri haline kolayca gelecek.”
Foruma, Ürdün Prensesi Dana Firas, Zimbabve Cumhuriyeti first ladysi Auxillia Mnangagwa ve Burundi Cumhuriyeti first ladysi Angeline Ndayishimiye, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu Başkan Yardımcısı Jose Manuel Moller, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Yardımcısı ve İklim Özel Temsilcisi Ruslan Edelgeriev, Şili Cumhuriyeti Eski Devlet Başkanı Michelle Bachelet, Eski Morityus Devlet Başkanı Ameenah Gurib, Sırbistan Eski Cumhurbaşkanı Boris Tadic, Şili Eski Cumhurbaşkanı Michelle Bachelet, Slovenya Eski Cumhurbaşkanı Borut Pahor, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Danışma Kurulu üyeleri, çok sayıda ülkenin tarım, orman, çevre, balıkçılık, sanayi, teknoloji, ekonomi, enerji, su ekonomisi bakanları, İstanbul Valisi Davut Gül ve eşi Gülden Gül katıldı.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi, oturumunun ardından üst düzey yabancı konuklarla birlikte sergi alanını gezdi. Daha sonra Sıfır Atık Festivali alanını gezen Erdoğan'a vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
İstanbul Deklarasyonu ile Ortak Hedefler Belirlenecek
Üç gün boyunca devam edecek Forum kapsamında bakanlar, eski devlet başkanları, belediye başkanları, uluslararası kuruluş temsilcileri, akademisyenler, özel sektör liderleri ve gençlik temsilcileri çeşitli oturumlarda bir araya gelecek. Forum’un sonunda yayımlanacak İstanbul Deklarasyonu ile sıfır atık alanında uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak hedeflerin belirlenmesi amaçlanıyor.
Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonuyla büyüyen Sıfır Atık Hareketi, İstanbul’dan dünyaya uzanan güçlü iş birlikleriyle sürdürülebilir, adil ve yaşanabilir bir gelecek için küresel ölçekte yol göstermeye devam ediyor.
Çerez Politikası
Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz. Sitemizi kullandığınız sürece Veri Politikamızı kabul etmektesiniz.