COP31'in Ev Sahibi Antalya’da Sıfır Atık ve Çevresel Dönüşüm Masaya Yatırıldı

23 Tem 2026

“Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” kapsamında Sıfır Atık Vakfı tarafından Antalya Valiliği himayesinde düzenlenen Antalya Sıfır Atık Çalıştayı, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Çalıştayda, şehrin COP31 öncesindeki çevresel öncelikleri ortak akılla belirlendi. Hazırlanan masa raporları, Antalya Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda açıklanacak Yerel Sıfır Atık Hedef Belgesi’nin hazırlanmasına temel oluşturacak.

Sıfır Atık Hareketi Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin vizyonu ve himayelerinde çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı tarafından hayata geçirilen “Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları” kapsamında düzenlenen Antalya Sıfır Atık Çalıştayı, 23 Temmuz 2026 tarihinde “Yerelden Ulusala İsraf ve Atık” temasıyla geniş katılımla gerçekleştirildi.

Sıfır Atık Vakfı tarafından Antalya Valiliği himayesinde, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen Antalya Sıfır Atık Çalıştayı’na 350’si tüzel yaklaşık 400 kişi katılım gösterdi. 

Kepez Belediyesi Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştayda; Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Milletvekili-NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan hitaplarda bulundu. 

“Emine Erdoğan Hanımefendi Liderliğindeki Hareket Global Bir Harekete Dönüştü”

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi’nin, Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğinde Türkiye’nin 81 ilinde, dünyanın 193 ülkesinde karşılık bulan global bir harekete dönüştüğünü belirterek, “81 ilimizde çevre ve iklim değişikliği çalıştayları düzenliyoruz. Buradaki temel amacımız şehirlerde yaşayan vatandaşlarımızı, paydaşlarımızı aynı masada toplayarak ortak akılla şehrin sorunlarına çözüm bulmak. Çevre ve iklim değişikliği konuları şehirdeki bütün insanları etkileyen ortak sorunlarımız” dedi. 

Antalya’da Plastik Kirliliğine İlişkin Geniş Kapsamlı Bir Çalışma Başlatılıyor

Van Gölü Havzası’na yönelik gerçekleştirilen geniş kapsamlı çalıştayın ardından Antalya’da da plastik kirliliğine yönelik geniş kapsamlı bir çalışma gerçekleştirileceğini söyleyen Ağırbaş, “Antalya’da 14 bakanlık ve 40 il müdürlüğünün katılımıyla plastik kirliliğine ilişkin geniş kapsamlı bir toplantı düzenleyeceğiz. Akdeniz ve Ege sahillerindeki plastik kirliliği ile alakalı neler yapabileceğimizi tartışacağız. Dünya bu yükü daha fazla taşıyacak durumda değil. Bizler elimizi taşın altına koymak zorundayız” diye konuştu. 

“Koordinasyon Kurulu ile Sorunlar Çözüme Kavuşturulacak”

Çalıştay çıktılarının sonuç konferansı ile duyurulacağını belirten Ağırbaş, “Önümüzdeki günlerde Antalyamıza tekrar geleceğiz. Sonuç konferansı için yine buluşacağız. Valimizin başkanlığında Sıfır Atık Koordinasyon Kurulu oluşturulacak. Valimiz başkanlığındaki o kurulla sorunlar çözüme kavuşturulacak. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi şehirlerimizdeki bütün sorunları, çözüm yollarını güçlü bir şekilde takip ediyor. Bizler de bu sorunların çözümüyle alakalı var gücümüzle çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. 

“Şimdi İnsanlık Bir Yol Ayrımında”

Antalya Valisi Hulusi Şahin, “Vücutta bazı hücreler birden çoğalır ve o organa zarar vermeye başlarlar. En sonunda vücudu yok ederler. Bunlara kanser deniyor. Şimdi insanlık bir yol ayrımında. Biz bu dünya organizmasının kanseri miyiz, yoksa faydalı hücreleri mi olacağız. Bu dünya artık bunu kaldıramaz hale geldi. İnsanoğlu aynı zamanda bir bilince sahip. Yaptığımızı geri dönüştürecek bilince, iradeye de sahip olduğumuz kanaatindeyiz” dedi. 

“Antalya’da Başaranlar Var, Çok Güzel Örnekler Var”

Antalya’da uygulamalar açısından çok güzel örneklerin olduğunu söyleyen Şahin, “Antalya’da başaranlar var. Turizmde, sanayide var. Biz bunları COP31’de anlatmak istiyoruz. 640 kilometrelik sahilin her yerinde denize girilebilen kaç şehir vardır? İyi örnekleri paylaşalım. Sıfır Atık Vakfımızın zincirine bir halka eklediği çalıştay bir fırsat. Daha büyük fırsatlar da gelecek. En büyük fırsat da 9 Kasım’da gelecek. 30’a yakın şelalemiz 2’ye düştü, bunu başaramadık. Düden Çayı artık gri akıyor, bunu da başaramadık. Bu masalar bunlar için var. Düşünelim, hatamızdan ders çıkaralım” diye konuştu. 

“Bu Kriz Yalnızca Çevreyi Değil, Kuşaklar Arası Adaleti de Etkilemektedir”

AK Parti Antalya Milletvekili ve NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu, iklim değişikliğinin insanlığın ortak geleceğini şekillendiren en temel sınamalardan biri olduğunu vurgulayarak, “Bu kriz yalnızca çevreyi değil, kuşaklar arası adaleti, ekonomiyi de etkilemektedir. En önemli başlıklardan birisi de atık yönetimidir. İsraf yalnızca ekonomik değil, çevresel ve ahlaki bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. İsraf edilen her kaynak çevresel bir risk anlamına gelmektedir. Bugünün ihtiyaçları ile değil, gelecek nesillerin haklarını gözeten bütüncül bir yaklaşım ele alınmalıdır” dedi. 

“Çalıştay Çalışmaları Türkiye’nin Uluslararası İklim Diplomasisini Daha da Güçlendirecektir”

Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin sürdürülebilir üretim ve tüketim kültürünü teşvik eden örnek bir dönüşüm hareketine dönüştüğünü söyleyen Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

“Sıfır Atık çalıştayları bu vizyonu yerelde güçlendirecek önemli bir adımdır. Bu süreç kamu kurumlarını, belediyeleri, üniversiteleri ve vatandaşlarımızı aynı hedef etrafında buluşturmaktadır. Çalışmalar Türkiye’nin uluslararası iklim diplomasisini daha da güçlendirecektir. Gerçek dönüşüm yerelde ve hayatın içinde başlar. Belediyelerimiz dönüşümün en önemli uygulayıcılarıdır. Vatandaşlarımız ise bu dönüşümün en güçlü aktörleridir.”

“Şehir Olarak Krizin Tam Ortasındayız, Akdeniz Havzası Ortalama Üzerinde Isınıyor”

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, çalıştayda yalnızca bir atık yönetimi değil, nasıl bir gelecek bırakılacağının tartışıldığını da ifade ederek, “Ben çocukken babamdan başka bir Antalya dinliyordum. Suyun şehrin içinden aktığı bir Antalya. Biz bunlardan ne kadarını çocuklarımıza bırakabileceğiz bunu düşünüyorum. Önlem alınmazsa maalesef kısa bir zaman içinde acı bir gerçekle karşılaşacağız. Şehir olarak bu krizin tam da ortasındayız. Akdeniz Havzası küresel ortalamanın yüzde 20 üzerinde ısınıyor. Bir evde, bir okulda başlayan doğru adımlar büyük bir iyileşme hareketine dönüşüyor. Akdeniz Üniversitesi çevre konusunda yalnızca konuşan değil, bilim üreten bir üniversite olacaktır. Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz” dedi. 

Antalya’daki COP31 Öncesi Çevresel Öncelikler Ortak Akılla Değerlendirildi

Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yürütülen çalıştayda; israfın önlenmesi, kaynak verimliliğinin artırılması, döngüsel ekonomi, iklim değişikliğiyle mücadele ve yerel çevre politikalarının güçlendirilmesine yönelik çözüm önerileri çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alındı. 

Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve özel sektör temsilcilerinin katkılarıyla gerçekleştirilen çalıştay, 193 ülkeden 100 bini aşkın kişinin katılacağı COP31’e de ev sahipliği yapacak olan Antalya’nın çevresel önceliklerinin ortak akılla değerlendirilmesine imkân sağladı.

Çalıştay süresince yerel ölçekte ortaya çıkan ihtiyaçlar, sorun alanları ve iyi uygulama örnekleri sistematik biçimde analiz edilerek ulusal politika süreçlerine katkı sunacak kapsamlı değerlendirmeler ortaya konuldu. Katılımcılar tarafından geliştirilen öneriler, il düzeyinde hazırlanacak politika belgelerine ve ulusal sıfır atık çalışmalarına önemli bir veri kaynağı oluşturacak.

Yerelden Ulusala Dönüşüm İçin Ortak Yol Haritası

“Yerelden Ulusala” yaklaşımıyla gerçekleştirilen Antalya Sıfır Atık Çalıştayı’nda; gıda, su, enerji, sanayi, tüketim alışkanlıkları, kamusal alan yönetimi ve COP31 süreci başta olmak üzere birçok alanda israfın çevresel, ekonomik ve toplumsal etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Çalıştay boyunca israfın yalnızca ekonomik bir kayıp olmadığı; doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı artıran, iklim değişikliğini derinleştiren ve gelecek nesilleri doğrudan etkileyen önemli bir çevresel sorun olduğu vurgulandı. Antalya’nın yerel ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen öneriler, sürdürülebilir çevre yönetimi anlayışının güçlendirilmesine yönelik önemli bir yol haritası ortaya koydu.

16 Tematik Masada Kapsamlı Değerlendirmeler Yapıldı

Antalya Sıfır Atık Çalıştayı kapsamında oluşturulan 16 tematik masa, çevre ve kaynak yönetimini bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı.

Doğa ve kaynak yönetimi, üretim ve tüketim döngüsü, yaşam alanları ve hizmet sektörleri ile yönetişim ve finansman başlıkları altında yürütülen çalışmalarda; iklim değişikliği ve afet yönetimi, su verimliliği, gıda israfı, plastik ve ambalaj yönetimi, enerji dönüşümü, sanayi ve döngüsel ekonomi, sürdürülebilir turizm, kamusal alan yönetimi, toplumsal farkındalık, kurumsal koordinasyon, yeşil finansman ve veri yönetimi gibi kritik konular değerlendirildi.

Her tematik masada mevcut durum analizleri yapılarak sorun alanları belirlendi, çözüm önerileri geliştirildi ve uygulanabilir politika önerileri oluşturuldu. Hazırlanan masa raporları, Antalya Çalıştayı Sonuç Konferansı’nda açıklanacak Yerel Sıfır Atık Hedef Belgesi’nin hazırlanmasına temel oluşturacak.

Antalya’nın Çalıştay Çıktıları Ulusal Politikalara Katkı Sunacak

Çalıştay kapsamında elde edilen değerlendirmeler, masa raporları ve çözüm önerileri Sıfır Atık Vakfı koordinasyonunda ulusal değerlendirme süreçlerine aktarılacak. Antalya’da ortaya konulan bilgi birikimi ve yerel deneyim, Türkiye genelinde yürütülen sıfır atık, çevre ve iklim politikalarının geliştirilmesine katkı sağlayacak önemli bir veri altyapısı oluşturacak.

Yerelden Güçlenen Sıfır Atık Vizyonu

Antalya Sıfır Atık Çalıştayı, yerel bilgi ve deneyimin ulusal politika üretimine katkı sunduğu, katılımcı ve veriye dayalı çevre yönetimi anlayışını güçlendiren önemli bir buluşma olarak tamamlandı.

Çalıştayda ortaya konulan ortak akıl ve geliştirilen çözüm önerileri; israfın önlenmesi, doğal kaynakların verimli kullanılması ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesine yönelik güçlü bir iş birliği zemini oluştururken, Türkiye’nin COP31 sürecindeki sıfır atık ve iklim hedeflerine de önemli katkı sunacak nitelikte bir çalışma olarak kayda geçti.