Sıfır Atık Hareketi kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin sürdürülebilir yaşam, kaynak verimliliği ve çevre bilinci konularında ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Sıfır Atık Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü vesilesiyle çölleşme ve kuraklığın iklim kriziyle mücadelede kritik bir başlık olduğuna dikkat çekiyor.
Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 17 Haziran’da kutlanan Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü, iklim krizinin giderek derinleşen etkileri karşısında toprak, su ve ekosistemlerin korunmasının önemini bir kez daha gündeme taşıyor. Uzmanlar, çölleşme ve kuraklıkla mücadelenin yalnızca tarımsal üretimin devamlılığı açısından değil, aynı zamanda küresel iklim hedeflerine ulaşılabilmesi bakımından da stratejik bir zorunluluk haline geldiğine dikkat çekiyor.
Bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek olan COP31 İklim Zirvesi öncesinde yapılan değerlendirmeler, iklim değişikliğiyle mücadelede sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra, arazi bozulumunun önlenmesi ve ekosistemlerin yeniden onarılmasının da küresel gündemin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini ortaya koyuyor.
Çölleşmeyle Mücadele ve Sürdürülebilir Arazi Yönetimi Konuları Bonn’da Ele Alındı
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Almanya’nın Bonn kentinde düzenlenen İklim Değişikliği Konferansı’nda bu kapsamda önemli bir görüşme gerçekleştirdi.
BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) İcra Sekreteri Yasmine Fouad ile bir araya gelen Ağırbaş, “Görüşmemizde; topraklarımızın korunması, çölleşmeyle mücadele ve sürdürülebilir arazi yönetimi kapsamında uluslararası düzeyde yürütülebilecek ortak çalışmaları değerlendirdik. COP31 hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Dünya Topraklarının Yüzde 40'ı Bozulmuş Durumda
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya üzerindeki kara alanlarının yaklaşık yüzde 40'ı farklı düzeylerde bozulmuş durumda bulunuyor. Arazi tahribatı; ormansızlaşma, yanlış tarım uygulamaları, plansız kentleşme, aşırı tüketim alışkanlıkları ve iklim değişikliğinin etkileriyle her geçen yıl daha da artıyor.
Kuraklık olaylarının sıklığı ve şiddetindeki artış ise milyonlarca insanın gıda güvenliğini, suya erişimini ve yaşam koşullarını doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde çölleşmenin ekonomik kayıpları artıracağı, göç hareketlerini tetikleyeceği ve sosyal kırılganlıkları derinleştireceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Su Stresi Altındaki Ülkeler Arasında
Türkiye de iklim değişikliğinin etkilerine karşı hassas coğrafyalar arasında yer alıyor. Kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı bakımından "su stresi" yaşayan ülkeler arasında bulunan Türkiye'de, yağış rejimlerindeki değişim, sıcaklık artışları ve kuraklık riskleri su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini daha da kritik hale getiriyor.
Uzmanlar, su verimliliğinin artırılması, tarımda modern sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması, gıda israfının azaltılması ve doğal varlıkların korunmasının, çölleşme ile mücadelede en etkili araçlar arasında bulunduğunu ifade ediyor.
Çölleşme ile Mücadele, COP31'in Başarı Başlıklarından Biri Olmalı
İklim politikaları uzun yıllar boyunca büyük ölçüde enerji dönüşümü ve emisyon azaltım hedefleri üzerinden şekillendi. Ancak son yıllarda bilimsel çalışmalar, sağlıklı toprakların ve dirençli ekosistemlerin karbon yutak alanları olarak kritik rol oynadığını ortaya koyuyor.
Bu çerçevede, COP31 sürecinde;
• Arazi bozulumunun önlenmesi,
• Kuraklığa dayanıklı kalkınma politikalarının geliştirilmesi,
• Su verimliliğinin artırılması,
• Doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılması,
• Gıda kayıpları ve israfının azaltılması,
• Yerel yönetimlerin ve toplumun iklim uyum kapasitesinin güçlendirilmesi,
iklim hedeflerini destekleyen tamamlayıcı politika alanları olarak öne çıkıyor.
Çölleşme ile mücadele yalnızca çevresel bir konu değil; ekonomik kalkınma, toplumsal refah, gıda güvenliği ve iklim adaletinin de temel bileşenlerinden biri olarak ele alınmalı.
Sıfır Atık Vizyonu Doğal Kaynakların Korunmasına Katkı Sağlıyor
Birleşmiş Milletler nezdinde küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık yaklaşımı, kaynakların verimli kullanılması ve tüketim alışkanlıklarının dönüştürülmesi yoluyla çölleşme ve kuraklıkla mücadeleye de önemli katkılar sunuyor.
Sıfır Atık Hareketi'nin kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu vizyon; israfın önlenmesini, doğal kaynakların korunmasını ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılmasını hedefleyen bütüncül bir anlayışı temsil ediyor.
Emine Erdoğan Hanımefendi’nin uluslararası platformlarda sıklıkla vurguladığı üzere, çevresel krizlerin çözümü yalnızca teknolojik dönüşümle değil; üretimden tüketime kadar uzanan yaşam biçimlerinin değişmesi, sorumlu tüketim kültürünün yaygınlaşması ve ortak küresel sorumluluk bilincinin güçlendirilmesiyle mümkün olabiliyor.
Toprağı, Suyu ve Geleceğimizi Birlikte Korumalıyız
Sıfır Atık Vakfı, 17 Haziran Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü vesilesiyle, çölleşme ve kuraklığın yalnızca belirli bölgelerin değil, tüm insanlığın ortak meselesi olduğuna dikkat çekiyor.
İklim değişikliğinin etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği günümüzde; toprağın korunması, su kaynaklarının verimli kullanılması ve israfın önlenmesi, sürdürülebilir bir gelecek için hayati önem taşımaktadır. Çölleşme ile mücadele, COP31 iklim hedeflerinin tamamlayıcı unsuru olarak öne çıkmaktadır. Kamu kurumları, özel sektör, yerel yönetimler, akademi ve bireyler olarak hep birlikte sorumluluk üstlenmeli; doğal kaynaklarımızı koruyan güçlü bir dönüşümü hayata geçirmeliyiz.
Sıfır Atık Vakfı olarak, çevresel sürdürülebilirliğin yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkının korunması anlamına geldiğini bir kez daha hatırlatıyor, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü'nün toplumun tüm kesimlerinde farkındalık oluşturmasına katkı sunmasını temenni ediyoruz.
Çerez Politikası
Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz. Sitemizi kullandığınız sürece Veri Politikamızı kabul etmektesiniz.