Sıfır Atık Vakfı desteğiyle; Rize Valiliği, Rize Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve Rize İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle “Atıksız Yaylalar” projesi hayata geçiriliyor.
Sıfır Atık Vakfı, çevresel sürdürülebilirliği üretimden tüketime, yerel yönetimlerden turizm sektörüne uzanan çok paydaşlı bir dönüşüm alanı olarak ele almaya devam ediyor. Bu anlayış doğrultusunda geliştirilen “Atıksız Yaylalar” projesi, doğal alanların korunmasını stratejik bir öncelik olarak konumlandırırken; yerel idarelerin kurumsal kapasitesini güçlendiren, ölçülebilir hedeflere dayanan ve sahada uygulanabilirliği esas alan bütüncül bir çevre yönetimi modeli ortaya koymaktadır.
Karadeniz’in eşsiz doğal mirasını korumayı ve sürdürülebilir turizm anlayışını güçlendirmeyi hedefleyen proje kapsamında, Rize’nin önemli turizm destinasyonları olan Huser Yaylası, Elevit Yaylası ve Handüzü Yaylası sıfır atık uygulamaları için pilot alan olarak belirlendi.
Bu üç yaylada atık yönetim süreçleri yeniden yapılandırılacak; mevcut altyapı güçlendirilecek ve çevresel riskleri azaltmaya yönelik ilave önleyici tedbirler devreye alınacak. Ayrıca yaylalara tur düzenleyen operatörler, konaklama işletmeleri, yayla esnafı ve ziyaretçiler için kapsamlı bir bilgilendirme ve rehberlik süreci yürütülecek. Proje, Türkiye’de çevresel dönüşümün toplumsal bir seferberliğe dönüşmesini sağlayan Sıfır Atık vizyonunun sahadaki güçlü yansımalarından biri olarak hayata geçiriliyor.
“Amacımız, Rize’yi Atıksız Bir Dünya Markası Haline Getirmek”
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, projeye ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin çevre ve iklim alanındaki dönüşüm iradesinin en güçlü dayanaklarından birinin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu kararlı liderlik olduğunu vurguladı.
“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çevre ve iklim politikalarına verdiği stratejik önem, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda attığı adımların en temel motivasyon kaynağıdır. Türkiye’nin küresel iklim diplomasisinde üstlendiği etkin rol, yerelde hayata geçirilen güçlü ve somut projelerle tahkim edilmektedir.
Bu vizyon, Saygıdeğer Hanımefendi Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan ve küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık yaklaşımıyla kurumsal bir çerçeveye kavuşmuştur. Kendilerinin ortaya koyduğu çevre hassasiyeti ve sürdürülebilirlik perspektifi, sahadaki uygulamalara yön vermektedir.
Bu kapsamda Rize’de atıksız yaylaları hedefliyoruz. Yeşil ile mavinin buluştuğu bu eşsiz coğrafyada, çevresel sorumluluğu merkeze alan güçlü bir dönüşümü hemşehrilerimizle birlikte hayata geçireceğiz. Amacımız, Rize’yi uluslararası ölçekte atıksız bir dünya markası haline getirmektir. Rize’de hayata geçirilecek “Atıksız Yaylalar” modeli, bu küresel vizyonun yerelde somutlaşmış en güçlü örneklerinden biri olacaktır.”
Ağırbaş, yerel sahiplenmenin ve kurumsal iş birliğinin projeyi kalıcı kılacağını vurgulayarak, “Atıksız Yaylalar modelinin, Rize’den başlayarak ülkemizin tüm doğal turizm alanlarına örnek teşkil edeceğine inanıyoruz.” İfadelerini kullandı.
Kurumsal İş Birliğiyle Bütüncül Çevre Yönetim Modeli
“Atıksız Yaylalar” projesi, yalnızca temizlik faaliyetlerini kapsayan dar bir uygulamadan ibaret değil; merkezi ve yerel idarelerin koordinasyonu, teknik kapasitesi ve saha deneyimiyle tasarlanmış bütüncül bir çevre yönetim modelini ortaya koymaktadır.
Projenin en dikkat çekici uygulamalarından biri, atık bırakımının yayla merkezinden belirli bir mesafe gerisine alınmasıdır.
Bu kapsamda:
• Yayla merkezine gelmeden önce, belirlenen mesafede ikili atık toplama kafesleri (geri dönüştürülebilir atık ve diğer atık ayrımı esaslı) konumlandırılacaktır.
• Bu noktadan sonra yayla merkezine atık bırakılması yasaklanacaktır.
• Yayla içi alanlarda çöp konteyneri bulundurulmayarak, atık oluşumunun merkezde yoğunlaşmasının önüne geçilecektir.
• Uygulama; yönlendirme tabelaları, bilgilendirme panoları ve saha görevlileri aracılığıyla desteklenecektir.
• Bu modelle birlikte, ziyaretçilerin yayla merkezine atık taşımadan önce kaynağında ayrıştırma yapmaları sağlanacak; kontrolsüz atık birikiminin ve görsel kirliliğin önüne geçilecektir.
Düzenli Denetim ve Raporlamalar Yapılacak
Proje ile organik atıkların kontrolü, kompost uygulamalarının teşvik edilmesi ve çevresel etkilerin azaltılması, yayla esnafı, tur operatörleri ve rehberlere yönelik çevresel sorumluluk eğitimleri, dijital izleme ve raporlama mekanizmalarının kurulması ve düzenli denetim ve performans değerlendirme süreçlerinin uygulanması planlanmaktadır.
Bu çerçevede, özellikle yaz sezonunda ziyaretçi yoğunluğu artan yaylalarda turizm faaliyetlerinin çevresel sürdürülebilirlik ilkeleriyle uyumlu şekilde yürütülmesi sağlanacaktır.
Sürdürülebilir Turizm, Ekosistem Koruma ve Davranış Değişikliği
Rize yaylaları, Karadeniz’in zengin biyolojik çeşitliliğini ve geleneksel yayla kültürünü bir arada barındıran hassas ekosistem alanlarıdır. Her yıl artan ziyaretçi sayısı, bölge ekonomisine katkı sağlamakla birlikte atık oluşumunda da ciddi artışlara neden olmaktadır.
“Atıksız Yaylalar” projesi, reaktif temizlik anlayışı yerine; çevresel farkındalığın artırılmasını, tüketim alışkanlıklarının gözden geçirilmesini ve kalıcı davranış değişikliği oluşturulmasını hedeflemektedir.
Bu doğrultuda proje ile:
• Doğal ekosistemlerin ve su kaynaklarının korunması,
• Biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilirliğinin güvence altına alınması,
• Yaban hayatı üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılması,
• Karbon ayak izinin azaltılması,
• Yayla kültürünün çevre dostu bir anlayışla gelecek kuşaklara aktarılması,
• Yerel kalkınma ile çevresel sorumluluğun dengeli biçimde bütünleştirilmesi
amaçlanmaktadır.
Denetim, Farkındalık ve Sürdürülebilir Turizm
Proje çerçevesinde tur operatörleri, yayla esnafı ve ziyaretçilere yönelik bilgilendirme çalışmaları yürütülecek; çevresel yükümlülükler açık ve anlaşılır biçimde duyurulacaktır. Ayrıca ilgili kurumların koordinasyonunda düzenli saha denetimleri gerçekleştirilecektir.
Bu uygulama ile:
• Ziyaretçi sorumluluğu güçlendirilecek,
• Kaynağında ayrıştırma oranı artırılacak,
• Yayla merkezlerinde atık yoğunluğu minimize edilecek,
• Sürdürülebilir turizm ilkeleri somut bir uygulama modeliyle desteklenecektir.
Ölçülebilir Hedefler ve Yaygınlaştırma Stratejisi
Proje kapsamında belirlenen pilot alanlarda performans göstergeleri oluşturulacak; atık miktarındaki azalma, geri kazanım oranları ve farkındalık düzeyi düzenli olarak ölçülecek. Elde edilen veriler doğrultusunda model geliştirilecek ve iyileştirilecek.
“Atıksız Yaylalar” uygulamasının, Rize’den başlayarak Türkiye genelindeki diğer yayla bölgeleri ve doğal turizm alanları için ölçeklenebilir bir referans model oluşturması hedeflenmektedir. Bu yönüyle proje, yerelden ulusala uzanan stratejik bir çevre yönetimi vizyonunun somut bir adımı niteliği taşıyacak.
Doğayla Uyumlu Stratejik Dönüşüm
“Atıksız Yaylalar” vizyonu; doğanın korunması ile turizm ve ekonomik hareketliliğin birbirine alternatif değil, birbirini güçlendiren tamamlayıcı unsurlar olduğunu ortaya koymaktadır. Çevresel sorumluluğu merkeze alan bu kalkınma yaklaşımı, doğal alanların korunmasını yalnızca ekolojik bir gereklilik değil, uzun vadeli sürdürülebilirliğin ve bölgesel refahın teminatı olarak değerlendirmektedir. Bu çerçevede proje, Sıfır Atık Hareketi’nin kurucusu ve çevresel diplomasi alanında Türkiye’nin küresel ölçekte görünürlüğünü artıran Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda; çevresel farkındalığı artıran, yerel kapasiteyi güçlendiren ve sahada somut uygulamalarla desteklenen stratejik adımların önemli bir halkasını oluşturmaktadır.
Rize’nin doğal zenginliğini koruyarak geleceğe taşıma iradesinin güçlü bir göstergesi olan “Atıksız Yaylalar”, yalnızca yerel ölçekte değil; Türkiye genelindeki yayla ve doğal turizm alanları için de örnek teşkil edecek ölçeklenebilir bir model olarak tasarlanmıştır. Kontrollü atık bırakım sistemi ve merkezde tesis edilecek sıfır atık disiplini sayesinde doğayla uyumlu turizm anlayışı kurumsal bir çerçeveye kavuşacak; çevresel sorumluluk, kurumsal iş birliği ve saha uygulamalarıyla güçlendirilmiş bütüncül bir yönetişim modeli hayata geçirilecektir. Bu yönüyle proje, doğanın korunması ile ekonomik ve turistik hareketliliğin dengeli ve sürdürülebilir biçimde birlikte yürütülebileceğini somut biçimde ortaya koyan stratejik bir dönüşüm adımı niteliği taşımaktadır.
Çerez Politikası
Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz. Sitemizi kullandığınız sürece Veri Politikamızı kabul etmektesiniz.