Akdeniz İklim Zirvesi’nde İklim Eylemi, Sıfır Atık ve Bölgesel İş Birliği Ele Alındı

28 Eyl 2026

Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Muğla’da Akdeniz İklim Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, iklim krizinin Akdeniz kentleri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şehirlerin iklim eyleminde üstlendiği kritik role vurgu yaptı. Ağırbaş, Türkiye’nin Sıfır Atık deneyiminin kaynak verimliliği ve döngüsel ekonomi açısından sunduğu imkanları aktarırken, COP31 sürecinde yerel uygulamaların güçlendirilmesi ve ortak bir Akdeniz perspektifinin oluşturulması gerektiğini belirtti.

Sıfır Atık Hareketi’nin Kurucusu, Birleşmiş Milletler Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanı ve Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda Türkiye’de başlayan Sıfır Atık Hareketi, iklim değişikliğiyle mücadele ve kaynakların verimli kullanımı başta olmak üzere küresel ölçekte karşılık bulmaya devam ediyor. Türkiye’nin COP31 Başkanlığı kapsamında ise Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un koordinasyonunda sürdürülen uygulama odaklı çalışmalarla, iklim hedeflerinin sahada somut sonuçlara dönüştürülmesi hedefleniyor.

Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye & ICLEI Avrupa – Sürdürülebilirlik için Yerel Yönetimler iş birliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi, 28-29 Eylül tarihlerinde Muğla’da gerçekleştiriliyor. Akdeniz Havzası’nın iklim değişikliğine karşı kırılganlığı, kentlerin dayanıklılığı, su kıtlığı, kuraklık, orman yangınları, aşırı sıcaklıklar, seller, deniz ekosistemleri ve bölgesel iş birliği gibi başlıkların ele alındığı zirvede, COP31’e yönelik ortak bir Akdeniz perspektifinin geliştirilmesi amaçlanıyor.

Zirvede kent ve bölge temsilcileri, yerel yönetimler, akademi, sivil toplum ve uluslararası kuruluşlardan temsilciler bir araya gelirken; iklim adaptasyonu, adil geçiş, iklim finansmanı ile kayıp ve zarar alanlarında ortak önceliklerin belirlenmesi ve COP31’e yönelik temel mesajları içeren MED İklim Deklarasyonu’nun hazırlanması hedefleniyor.

Muğla’da Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde düzenlenen zirveye; Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde Ahonsi, Muğla Vali Vekili İsmail Soykan, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, ICLEI Başkan Yardımcısı Mohamed Sefiani, ile Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş katıldı.

“Akdeniz’in Geleceği Açısından Yerel Yönetimlerin Rolü Son Derece Kritik”

Akdeniz İklim Zirvesi’nde konuşan Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, Akdeniz’in iklim krizinin etkilerini yoğun biçimde yaşayan bölgelerden biri olduğuna dikkati çekerek, Sıfır Atık Hareketi’nin Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde Türkiye’den doğan ve küresel ölçekte karşılık bulan bir vizyona dönüştüğünü ifade etti. Ağırbaş, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde Sayın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un ortaya koyduğu güçlü koordinasyon ve uygulama odaklı yaklaşımın da önemli olduğunu belirtti.

“Plastik Atık Kriziyle Alakalı Güçlü Bir Eylem Planı Hazırladık”

Sıfır Atık Vakfı olarak Akdeniz Havzası’nın önemsendiğini belirten Ağırbaş, “Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Türkiye Plastik Atık Çalıştayı’nı gerçekleştirdik. Son dönemde Akdeniz sahillerinde baş gösteren plastik atık kriziyle alakalı güçlü bir eylem planı hazırladık. Yakın zamanda eylem planını milletimizin takdirine sunuyor olacağız. Özellikle iklim meseleleri, çevre meseleleri yerel ve bölgesel olabiliyor. Ama bildiğiniz üzere, küresel ısınma gibi iklim konuları küresel bir meseleler. Bu küresel sorunların çözümleri her vilayetimizde, bazen her köyümüzde farklı olabiliyor. Bu nedenle Sıfır Atık Vakfı olarak yerel yönetimlerin öneminin farkındayız ve bu bağlamda başta yerel yönetimleri temsil eden farklı farklı uluslararası kuruluşlarla beraber iş birliği içerisinde çalışıyoruz” diye konuştu. 

Ağırbaş, Akdeniz’de kuraklık, su kıtlığı, aşırı sıcaklıklar, orman yangınları, seller ve biyolojik çeşitlilik kaybının artık geleceğin değil bugünün gerçekleri olduğunu belirterek, “Mesele yalnızca çevre politikası değil; şehirlerimizin dayanıklılığı, su ve gıda güvenliğimiz, ekonomilerimizin geleceği ve gelecek nesillere bırakacağımız yaşam alanlarıdır” değerlendirmesinde bulundu. İklim krizinin etkileri küresel olsa da çözümün önemli bir bölümünün şehirlerde hayata geçtiğini kaydeden Ağırbaş, atık yönetimi, su verimliliği, gıda israfının azaltılması, enerji verimliliği ve döngüsel ekonominin aynı dönüşümün parçaları olduğunu söyledi.

“Sıfır Atık Yalnızca Atık Yönetiminin Değil, İklim Eyleminin de Bir Parçasıdır”

Türkiye’nin Sıfır Atık deneyiminin bu dönüşüm açısından önemli bir mesaj taşıdığını dile getiren Ağırbaş, Sıfır Atık Hareketi’nin dokuzuncu yılında Türkiye’de geri kazanım oranının yüzde 13’ten yüzde 40 seviyelerine yükseldiğini, 90 milyon tonun üzerinde atığın yeniden ekonomiye kazandırıldığını ve yaklaşık 400 milyar liralık ekonomik katkı sağlandığını aktardı. Haziran ayında düzenlenen Sıfır Atık Forumu’na 183 ülkeden katılım sağlandığını hatırlatan Ağırbaş, “Sıfır Atık artık yalnızca atık yönetiminin değil, iklim eyleminin de bir parçasıdır” dedi.

“COP31’in Başarısı Yalnızca Konferans Salonlarında Alınacak Kararlarla Ölçülemez”

“COP31’in başarısı yalnızca konferans salonlarında alınacak kararlarla ölçülemez” diyen Ağırbaş, “Asıl başarı, Antalya’dan sonra şehirlerimizde, bölgelerimizde, işletmelerimizde ve toplumlarımızda ortaya çıkacak somut değişimle ölçülecektir. Bu nedenle COP31 yolunda Akdeniz’in güçlü bir sesi olmasını son derece değerli buluyorum. Bugün burada hazırlayacağımız ortak MED İklim Deklarasyonu’nun da bu açıdan önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Çünkü Akdeniz’in sorunları ortaksa, çözümümüz de ortak olmalıdır. Kamu, yerel yönetimler, özel sektör, akademi, sivil toplum ve vatandaşlar aynı hedef etrafında buluşmalıdır. Bizim inancımız çok açık: İklim krizine karşı yalnızca hedef koyan değil, uygulayan şehirler inşa etmeliyiz. Yalnızca atığı toplayan değil, israfı oluşmadan önleyen sistemler kurmalıyız. Yalnızca bugünü kurtaran değil, gelecek nesillerin hakkını koruyan bir kalkınma anlayışını güçlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı. 

“Kaynaklarımız Sınırsız Değil Ancak Çözüm Üretme Kapasitemiz Sınırsız”

Akdeniz’i yalnızca iklim krizinin etkilerini yaşayan bir bölge olarak değil, çözümün üretildiği ve dünyaya ilham veren bir bölge olarak konumlandırmanın önemine değinen Ağırbaş, şöyle devam etti:

“Sıfır Atık Hareketi’nin dokuzuncu yılında Türkiye’den dünyaya taşıdığımız mesaj da budur: Kaynaklarımız sınırsız değil. Ancak çözüm üretme kapasitemiz sınırsız.

Yeter ki birlikte hareket edelim. Yeter ki yerelden küresele güçlü iş birlikleri kuralım. Yeter ki iklim hedeflerini sahadaki uygulamalarla buluşturalım.

Bu düşüncelerle Akdeniz İklim Zirvesi’nin ortak aklı güçlendiren, şehirlerimiz arasında yeni iş birlikleri doğuran ve COP31’e güçlü bir Akdeniz perspektifi taşıyan sonuçlara vesile olmasını diliyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum.”